Anlatacak hikayeler yaşamıyorken beliriyor bence, yani insan hayatın içinde akabildiğinde durup birkaç hikaye anlatamıyor. En azından ben öyleyim. Yazmak kimse okumasa bile, konuşmak yalnızca ben dinleyeceğim halde, ya da en azından düşünmek bomboş bir şekilde ancak akamıyorken oluyor. Hayat sizi bir yere akıtıyorsa zaman hızlı geçiyor, o akımın ya da akışın içindeyken de durmayı hatırlamadıkça nefes alamıyorsunuz. Şimdi nefes alıyorum, uzun zamandan sonra. Hayatım muhtemelen kendimin dahi hayal edemeyeceği şekilde dönüşmüşken. Peki ne oldu? Yani olanlardan bahsetmiyorum elbette, sonuçta ne oldu ? Hayatın 0 derecesi ile 90 derecesi, hatta 180 derecesi nasıl hissettiriyor? Aslında geçmişteki halim sanki eski bir versiyonummuş gibi geliyor. Şu anda olamadığım halde bu yaratılmış ben bana eski halimden daha tanıdık, zamanı bu şekilde konumlandırıyorum zihnimde. Şimdiki ben geçmiştekinden daha iyi mi ? İyi mi? Aynı mı? Bilmiyorum. Ben dediğim şey nasıl ay...