Pozitifliğin de toksikliği olur mu demeyin, hem de mis gibi olur. İnsan zihni kutuplardan hoşlandığından (bizzat Osho böyle söylüyor), pozitif bir şeyin de zararlı bir yanını icat ediveriyor. Peki nedir bu toksik pozitiflik, nasıl uygulanır? Son zamanlarda kişisel gelişim yolunda atılan büyük adımların sonucunda, devamlı kendimizi iyi hissetmek zorunda olduğumuz için sürekli bir şükür halinde bulunma, her anı dolu dolu yaşama, "only pozitif vibes" yayma zorunluluğu hissedip; bunları yapamayınca da kendini zehirleme durumudur. Yaşanan olayların üstünü pozitif düşünmeye çalışarak kapatmak, acıdan kaçmaktır. Yani kendinize durup dururken, “Al işte az önce iyi hissetmeyi unuttun, aptal!” demenizdir. O kadar çok pozitif hissetmek zorunda hissediyoruz ki bir yerden sonra kötü hissetmek ya da hiçbir şey hissetmemek bize yanlış gelmeye başlıyor. Üstüne bir de iyi hissetmediğimiz anlar için kaygı duymaya başlıyoruz. Doğru beslenmediğimiz ya da uyku saatimizi kaçırdığımızda kendimize i...