Telefonumun sesli notlar kısmına kaydettiklerimi dinlerken aşağıdaki metni kendi sesimden dinledim. Ardından, "Bunu nerden okumuşum acaba?" diye metnin içinden bir iki cümleyi Google'da aradım ama bulamadım. Aklıma gelmedi bunları kendimin yazmış olabileceği. Bir kez daha aradım hatta ama yok. Sonra, notlar kısmına girip 27 Haziranda böyle bir not yazmış mıyım diye baktım ve evet işte orda. Bir an kendimle gurur duydum. Kendimden böyle bir şeyi asla beklemiyor oluşumla dalga geçtim. Yine de "Vay be!" dedim. İşte şimdi onu buraya da ekleyeceğim, belki size hiçbir şey ifade etmez ama bir gün Google'da ararsam burada bulayım diye. BİR AYNA 24 saat sandığınız kadar kısa ya da uzun değildir, 70 senelik ömür de öyle. Bir bebeğin büyümesi ne kadar zorsa, Yaşamak da en az onun kadar zor ve umut doludur. Her an nefret ederken daha çok sevmek, sevdiğini sandığında da soğumak mümkündür. En yakın dostunu görmek bile istemezken bazen düşmanınla oturur iki lafın belini k...