Az önce Beyhan Budak’ın Youtube’da paylaştığı “Deli Misin Yoksa Çevrendeki İnsanlar Mı Seni Delirtiyor?” videosuna denk geldim. Uzun zamandır kendimi dinlemeye, kendim hakkında bir şeyleri anlamaya ve sebeplerini görmeye çalıştığım için bu video ilgimi çekti. Bir de yakın zamanda Holistik Psikolog Dr. Nicole LePera’nın “Kendini İyileştirme İşi Nasıl Yapılır?” kitabını okumuştum, orada da kendi sorunlarımızın asıl kaynağı olamamamız ihtimalinden derin bir şekilde bahsedilmişti.
Kendime dair inandığım şeylerin aslında birçoğunun üzerime
itilmiş etiketler ve olmam beklenen kişinin özellikleri olduğunu keşfettim. Bana
baktığımızda gördüğümüz birçok şeye ben karar vermiş değilim aslında. Mesela beni
tanısanız uyumlu birisi olduğumu düşünürsünüz çünkü ben aslında sorun
çıkmasından hoşlanmam. O yüzden bir yerde sorun çıkaran olmak da istemem. Bunun
üzerine biraz düşününce, bir şekilde çocukken kendimi uyumlu olmak zorunda
hissettiğimi de fark ettim. Aile içinde veya arkadaşlarımın içinde sorun
çıkaran kişi olmamak için sessiz kalmayı tercih edip kendi isteklerimden sık
sık vazgeçtiğim olmuştur. Bunun altında da bir şekilde aile içinde uyumlu
olmanın, sorunsuzluğun ne kadar muhteşem bir şey olduğunun övülmesi olduğunu
düşünüyorum. Ama bir de sorun çıktığında
oluşan huzursuzluğun beni gergin etmesi, kendimi sorun çözmekte yetersiz
bulmam, ortamdaki mutsuzluktan çok kolay etkilenmem gibi etmenler de mevcut. Aslında
uyumlu olmak benim doğuştan gelen niteliğim mi yoksa sevilmek için ya da başka
bir amaçla ortaya koyduğum bir özellik mi? Ya da az önce yazdığım içimdeki
yetersizlik hissinden ben mi sorumluyum? Bir şeyleri yapmak için eksik
hissettirilmiş olmamız ya da sevilmek için bazı şartların olduğuna inanmamız
bizden kaynaklanmıyor.
Tabi bunlar suçu başkalarına atıp “Ben de size inat böyle yeni
bir karakter yaratayım kaotik birine dönüşeyim!!!” demek değil.
En yakın çevremizdeki insanların görüşlerinin kişilik
oluşumumuzdaki etkisi herhangi bir insanınkinden çok daha büyük olduğundan,
kendimiz sandığımız kişinin özellikleri üzerimize atılıyor olabilir. Birilerinin
bize başarılı, güzel, yetenekli hissettirmesi bizi öyle birisi olduğumuza
inandıracağından kendimizi başarılı, güzel, yetenekli buluyor olabiliriz. Gerçekten
öyle miyiz? İşte bunun üzerinde kafa yormak gerek. Ben başkalarının
tanımlarıyla var olmuş bir karakter miyim?
Sor bakalım kendine; gerçekten deli olan sen misin ya da sorunlu, başarısız, yeteneksiz, uyumsuz, kavgacı, çirkin, şişman…
Yoksa inandırıldın mı? Sorun sende mi yoksa insanlarda mı? Nasıl
bilebilirsin?
Kendini tanımak çok zor, o yüzden önce olduğuna
inandırıldığın kişiyi tanımak gerekli bence. Başkaları senin üzerinde bu kadar
etkiliyken, onların senin üzerindeki etiketlerini görüp gerçekten sen olup
olmadığına karar vererek kendine ulaşman daha olası gibi.
Kendine giden yolda iyi yolculuklar.
(Videonun linki: https://youtu.be/lwQ6Kc-HbAg )
Yorumlar
Yorum Gönder