Ana içeriğe atla

Kayıtlar

hikaye etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Rüya Atmosferi

Parlak bir ışık gözlerini aldığı için uyanmıştı. Hala geceydi. Ama bir ışık vardı, derin, keskin ve bakılamaz. Doğruldu. Elini ışıktan gözlerini korumak için siper etti. Bir ahıra böylesi bir ışık neden vururdu bu saatte? İnekleri rahatsız etmemeye dikkat ederek kalktı ve kapıyı açtı. Karşısında insan silüetinde bir ışık mı vardı yoksa rüya mı görüyordu tam emin de değildi çünkü bakamıyordu lanet şeye. Ama korkmuyordu. Sahi neden korku yoktu? Rüyada mıyım diye seslendi. Benimle gelmen gerek dedi naif bir ses. Şu ışığı kısma şansın yok mu seni göreyim dedi meraklı çocuk. Sorusu yanıtsız kalmıştı. Işık bir yöne doğru gitmeye başlayınca içindeki heyecan ve merakla ona eşlik etmeye başladı. Birden yolun köyün mezarlığına giden yol olduğunu fark etti. Ölmüş müydü acaba bu da onu mezarlığa götüren melek falandı diye düşündü ama ölüyü mezara canlılar götürürdü teoride ve de pratikte. Öldüm mü ben diye seslendi. Yine yanıt alamadı. Mezarlığın yanından geçtiklerinde içini bir ferahlık kapladı e...

YARATICI YAZARLIK DEFTERİM-2

  YY-2: Yıllar sonra öğreniyorsunuz ki aslında üçüzmüşsünüz. Diğer iki kardeşinizle az sonra tanışacaksınız. Siz de… İnanılmaz gerginim. Kızgınım, hatta şoktayım. Üçüzmüşüz. Ne demek bu ya? Yıllarca aslında benden 2 tane daha olduğunu bilmeden yaşamama nasıl ve neden izin verdiniz? Hem sadece ben mi dışlandım acaba? Acaba diğer ikisi birbirini biliyor hatta gerçek ikizler gibi birbirlerine bağlı mı yaşıyorlardı? Peki ben gelince eksik bir parçaları olduğunu kabul edip o yapbozun parçasını doldurmama izin verirler miydi? Kafamda binlerce soru, binlerce endişeli düşünce var. Maalesef ki bu yaşıma kadar benden gizlenmiş bu gerçekle yüzleşmek beni olgunlaşmış hissettirmiyor. Aksine çalınmış kardeşliğim beni daha da huysuz bir çocuğa çevirdi sanki. Yaşanılabilecek her şeye geç kalmıştım. Kafamda o kadar çok tilki dolaşıyordu ki bir yandan da “Ya onları hiç sevmezsem?” diye düşünmeden edemiyordum. Ama sonuçta biz üçüzdük yani birbirimizi hiç tanımasak da aşırı benzer genlerimiz vardı. ...

YARATICI YAZARLIK DEFTERİM -1

  YY-1: 100 Yaşına kadar yaşadınız ve torununuzun torunu size neler yaşadığınızı sordu. Ona ne anlatırdınız? Canım torunum, bundan yüzyıl öncesine doğmuş bir bebek aslında yenileşme yolunda daha emekleme çağında olan bir dünyaya gelmişti. Benim doğumum da son derece kaotik olduğundan, dünyayı büyürken sanki bir mucizenin içindeymişim gibi mutluluk içinde yaşadım. Ben küçükken bunca teknolojinin hiçbiri böyle bir seviyede değildi, belki de ondan gelişen her şey çok heyecanlandırırdı. Televizyon tek eğlencemizdi, arabalarda dünyaya zarar veren fosil yakıtlar kullanılsa da o doldurduğumuz kasetlerle yolculuk yapmak öyle zevkliydi ki. Dünya bu kadar kirlenmemişti, biz de çok umarsızdık sanırım. İlk telefonum lisede oldu, baya havalıydı, dokunmatikti, sık sık video çekerdim sınıftaki arkadaşlarımı. Nedense geçmişten bahsedince yalnızca teknoloji ve doğa değişmiş gibi geldi aklıma, halbuki insan da çok değişti güzel çocuğum. Eskiden samimi ilişkiler kurulur, büyük aile sofralarında bir...

İç Güveysinden Hallice

Elinde bir bezle içeri girdi. Masanın üzerindeki ıvır zıvırı toplayıp masayı sildi ve yemin ederim ben temizim diye haykıran bembeyaz örtüyü masaya serdi. Bir anda gözü bana takıldı, sanki yanlış yerde duran bir eşyaymışım gibi bana baktı. Varlığımı inkâr edemeyeceğini anlayınca da bir sohbet açmak istedi galiba. Masadan aldığı saçma şeyleri çekmeceye yerleştirirken “Naber?” diye sordu.  “İç güveysinden hallice.” deyince aniden yüzüme baktı. “O ne demek lan?” Oturduğum koltuğa iyice yerleştim ve bir yastığı kucakladım. “Yani içinde bulunduğum durumdan şikâyet edemeyecek kadar çamura saplanmış ama şikâyet edebilecek kadar da sıkılmış ve umarsız gibiyim.” Elimdeki yastığı bir hışımla alıp vura vura düzeltti ve kenara koydu. “Felsefe kasıyorum diyosun boş boş.” Koltuklara serdiği örtüleri toplamaya başladı. Özenle seçtiği koltukların rengi yılda 2-3 defa gün yüzü görebiliyorlardı, onlar için sevinçliydim en azından. “Hıhı. Boş. Evet bu kelime de ruh halime fazlasıyla u...

You 3.sezon İnceleme 💬

🗡Çocukluğundan beri yaptığı şeyi yapan ve muhtemelen birkaç sezon daha yapmaya devam edecek olan Joe Goldberg’ün cinayet ve sözde aşk dolu hikayesinin 3.sezonu çıktı, izlediniz mi? Bu sezon benim için çok daha anlamlıydı.  Birinci sebep; ilk iki sezonu izlediğimde kişisel gelişime bu kadar meraklı değildim ve insan psikolojisi hakkında bu kadar çok şey okumamıştım.  İkincisi; bu sezonda sıklıkla bahsedilen kitabı tam da diziyi izliyorken okuyordum (Bülbülü öldürmek- kitaptan alıntılar yapılıyor.)  Üçüncüsü ise; “Şavasana’yı asla bozma.” diyor Joe, yogadaki ölü adam pozunu uyarladığı, zaten artık ölü olan bir adama. Fakat sezonun benim için en iyi, en anlamlı yeri Love’ın açılışta söyleşisine katıldığı "Neşenin sırrı" adlı kitabın yazarı, aşırı mutlu, hayatın sırrını çözmüş ablamızla olan sohbeti oldu. İki üç kere o sahneyi izledim. Hatta kaydettim. Çünkü kendi içimdeki iki tarafı simgeliyorlardı resmen. Bir yanda hayatımın güzelliklerine odaklanmamı isteyen iyimser y...