Ana içeriğe atla

Kayıtlar

kasım etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Sıcak denizlere inme sevdasını tattık! (Kasım’da Adana ve Mersin)

Ankara ayazının ruhumuzu kesmeye başlayacağını hissettiğimiz anda, boş vaktimiz de varken, neden Ruslar sıcak denizlere inmek istiyor bunu da KPSS Tarihle öğrenirken, Akdeniz’e doğru yelken açtık. Bir tık yer yön kabiliyetsizliği, bir tık nagivasyon yetersizliği, bir tık da kaybolduğunda gerilmeyen insanlar olduğumuzdan yollarda kaybolmayı boşverdik ve Adana’ya ulaştık. Göçebeliğimizin içinde bir yerleşik hayat bulduk ve hemen yoga pratiği yaptık, çünkü neden yapmayalım? İlk akşam akraba ziyareti gerçekleştirdik ve ev yapımı içli köfte, humus ve dışardan özel istekle gelen tulumba ve halka tatlısını afiyetle yedik. Muhteşem tatlıcılar var, muhteşem. Ertesi sabahın ilk olarak Dilberler Sekisi’ne uğradık. Ankaralı insanlar olarak yoğun su kütlesi gördüğümüzde oluşan iç akmasını yaşayıp bir sürü fotoğraf çekindik. Tatlı bir yer, su yanında koşu ve yürüyüş yapmak için baya şık. Upuzun palmiyeleri de baya otantik.   Kafe, kokoreç yeri falan mevcut. Fiyatlar hakkında bilgi sahibi...

1K3A- Altıncı Koğuş (Anton Çehov)

Anton Pavloviç Çehov- Altıncı Koğuş Hayat can sıkıcı bir tuzaktır. Düşünen bir insan olgunluğa eriştiğinde ve tam bir bilinç kazandığında, kendini istemsizce sanki çıkışı olmayan bir tuzağın içindeymiş gibi hisseder. (syf 23) Demek ki namussuz olmamamın suçlusu ben değilim, zaman. İki yüz yıl sonra doğsaydım bambaşka biri olabilirdim. (syf 27) Gergindi ve bu yüzden daha da yüksek sesle kahkaha atmaya, daha komik şeylerden bahsetmeye çalışıyordu. (syf 56) 68 sayfalık, kısacık ama düşündüren bir deneyime çıkmak için harika bir kitap. Bazen fazla depresif bulsam da Çehov başarılı bir öykücü. Kasvetli ama merak uyandırıcı. Tavsiye edilir.  Abimin ciks bir fotoğrafını da atayım, şöyle. İyi günler efenim.