Bazı yargılara sıkı sıkı tutunmak için öyle güçlü sebeplerim var ki. Hayat o konularda beni hiçbir zaman yanıltmadı. Ya da ben yanılmamak için hayatımı sabote ettim. Hiçbir zaman sevilmeyeceğime dair güçlü inançlarım vardı. Karşıma çıkan her sevgi pıtırcığı insanı mahvetmek için binbir sebep buldum, hepsinin içindeki küçük şeytanları ayıklayıp karşıma dizdim ve kendime aynada ağlarken baktım. Evet dedim, haklıyım. Hiçbir zaman istediğim gibi olmayacak çünkü ben zaten hiçbir şeyi hak etmiyorum. Ama nasıl olur? Hiçbir şeyi hak etmeyen biri neden hayatta kalsın ki, o yüzden her şeyin en ucundan kıyısından olanına tutunmaya çalıştım ki kaybettiğimde çok da üzülmeyeyim. Yani ben hayatta hiçbir şeye bağımlı olmamakla övünürken hiçbir şeyle derin bir bağ kurmamayı öğretmişim kendime. Kendimle olan ilişkim de derin olmadığından kendime de bir gün gider gözüyle bakmaktan öteye gitmemişim. Günün birinde kendimi terk ettiğimde de haklı çıkabilirim bu sayede. Bugün bu kadar saçmalamamın sebebi hay...