Bazen çabalamak boşa enerji harcamaktan başka bir şey değildir. Bir bataklıktan çıkmaya çalıştıkça batmak gibi hem battığınızla hem çabanızın sizi bir yere götürmemesiyle kalmayıp umudunuzu da kaybetmenize sebep olmasıyla sonuçlanabilir.
Ben her ne kadar kendimi hiç çabalamamış, denememiş gibi
hissetsem de çok fazla denediğimi fark ettim. Hiç denememiş gibi hissetmememin
sebebiyse hiç kazanmamış olmamdı. Her kaybettiğimde başka bir şekilde yeniden
denediğimi değil, aksine hayata yeniden başladığımı, ilk defa denediğimi sanmışım.
Halbuki öyle değilmiş. Ne kadar güçlüymüşüm ben bile inanamadım. 10 kere düşüp
11 kere kalkmışım. Durup kendini yargılamadan dinlemek bu yüzden çok değerli. Harcadığın
enerjinin nereye gittiğini bilmediğinden o enerjiyi hiç harcamadığını sanmak büyük
bir zaman kaybı çünkü sen yok saydıkça hayat “O zaman bir daha dene ve bu sefer
kendini gör.” diyor resmen. Evet bu sefer de olmadı. Birçok sefer olmadığı
gibi. Ama denedin. Umut ettin, çabaladın, uykusuz kaldın. Bu sefer görüyorum
seni. Çabanı takdir ediyorum. O yüzden bu sefer üzgün değilsin, fark ettin mi?
Eskiden olsa şimdiye çoktan isyankâr tavırlarla kendini
sokağa atıp acıklı şarkılar eşliğinde hayatının en kötü senaryolarını hayal
edip ağlıyor olurdun. Nasıl başaramadığınla dalga geçip kendine acırdın. Bir de
üstüne başkalarının ne kadar kolay kazandığını düşünür kendini yerin dibine sokar
sokar çıkarırdın.Bak bakalım öyle mi hissediyorsun şu an yoksa havanın -173⁰C olmasından mı dışarı
çıkmıyorsun?
Galiba düşündüğümden fazla yol aldım. Yol aldığımı bile
kabul etmekte o kadar zorlanmışım ki, hala düştüğümde yeniden başlamam
gerektiğini sanıyorum, düştüğüm yerden kalkmam ve devam etmem yeterli değilmiş
gibi.
Bir şeyi gerçekleştirmek için şuursuz bir çaba içinde olmak,
hedefe odaklanıp kendini ve yolu unutmakla eşdeğer. Her gün bir şekilde motive
olup kendini o kafesten atmaya çalışırken bir şekilde kafesin derinliklerinde
boğulmak, sonra bir süre yıkılmış gibi durmak, ardından yine kalkmak ve kaçmaya
çalışmak döngüsünü kıramıyorum. O zaman taktik değiştirmenin tam zamanı. Kafesine
dön. Kaçmaya çalışma. Burası beni neden bu kadar sahipleniyor, burada kalmak
zorunda olmam neden, hangi dersi kaçırıyorum? Bir bak kendine. Yetmedi mi
kovaladığın bir sürü hayali? Artık kendini kovalama, kendinden kaçma.
Şu an buraya öylesine aitsin ki, bir adım uzaklaşsan bile
buradan ötesi senin için yok. Dünyada milyonlarca yer var ama senin için değil.
Sana bu zamanda ayrılan yere sadık kal. Bırak. Olmuyorsa olmasın. Kafes diye
tanımladığın bu yerin adını değiştirmekle başla. Çünkü o kafes de sensin.
Yorumlar
Yorum Gönder