Martin Eden’i tanıyanlardan birisi olsaydım muhtemelen onun başarısız olmasını isterdim. Gerçekten. Yani baş kahraman kötü biri değilken ve bu kadar da çabalayan birisiyken, onunla aslında negatif bir yerden bağ kurmam tamamen benim kıskançlığım; yoksa o inanılmaz çaba gösteren, inançlı, güçlü birisi ama kendimde olmayan her şeye sahip olduğunu düşündüğüm ve asla onun kadar cesur biri olamayacağım için onun da başarılı olmamasını isterdim, yalan yok.
Onun bunca zor zaman yaşarken bir yandan da kendisini geliştirme
çabası, aşkına ve bilme tutkusuna olan sadakati ile harika birisi olması hem
çok doğal hem de inanılmaz geldi bana.
Okuduğum en etkileyici kitaplardan birisiydi çünkü hayatımın
nereye gittiğinden, ne olacağımdan, tutkumun ne olduğundan bu kadar emin
değilken, nispeten şanssız birinin kendini o çukurdan çıkarışının ne kadar zor
ve değiştirici bir deneyim olduğunu bizzat yaşamadan gözlemleme şansım oldu.
Evet, insanın bir tutkusunun, bir aşkının uğruna neler
yapabileceğini görmek hayatımdaki eksiklikleri daha da yüzüme vurduğu için
Martin Eden’in kitaplarının asla satmamasını, asla aşkına kavuşmamasını dilemek
gibi bencilce düşüncelere sahip oldum. Ama orda gıcık olduğum şey Martin ya da
Jack London değildi, bizzat kendi başarabilme ihtimalim ve bu ihtimal için
hiçbir şey yapmıyor oluşumdu. İşte bu noktada kitap okumanın ne kadar değerli
olduğunu da gördüm. Hem Martin’in hayatında kitapların yeri, hem de bir romanın
bende uyandırdığı bunca hissi göz ardı etmeden, kendime bakmamı sağladığı için.
Sınıf farklılıkları, yaşanan coğrafya, içine doğduğumuz
aile, arkadaşlarımız hepsi aslında yük gibi varoluşumuzda taşımamız gereken
şeylermiş gibi görünse de ne olmak istediğimizi bildiğimizde artık hiçbirinin
bizi konumlandırdığı nokta bizim için önemli olmuyor, tek inancımız ve
inananımız da kendimiz olduğundaysa başarı kaçınılmaz oluyor.
Yürüdüğünüz yoldan emin olsanız da olmasanız da Martin Eden
hayattaki inat ve cesaretin önemli temsilcilerinden, kendini geliştirmek
istemenin en doğal yol göstericilerinden birisi.
Birçok kişisel gelişim kitabının yapabileceğini yapan,
insana bir yaşama arzusu bulmanın kolaylığı ama o yolda yürümenin ne kadar
cesaret verdiğini gösteren, sonu yine bir o kadar etkileyici olan bu kitabı iyi
ki okudum.
Bir gün dilerim ki kendimi hayatta var etmek için değil de
kendim olabilmek için bir şeyler yapıyor olurum. Herkes bana karşı da çıksa
kendim için yolda olurum. Yoksa yolu başkası için yürüdüğünde yolun hiçbir
manası kalmıyor, bireycilik ölüyor.
Yorumlar
Yorum Gönder