"Kaçıp gitmek istediğiniz yerin kaçtığınız yerle aynı olduğunu görmek tam bir aydınlanmaydı."
Aklınıza getirebileceğiniz bütün hayat senaryolarının olduğu bir kütüphanedesiniz... Hayal edebileceğinizin de ötesine çok ihtimal var çünkü her seferinde bir şeyi farklı yapsaydınız bambaşka şeyler olurdu. İşte tam da bunu, neden her zaman elimizdekinin en kötüsü olduğunu varsaydığımızı anlatan bir kitap Gece Yarısı Kütüphanesi.
Ben zaman zaman hayatımı farklı şekillerde hayal ederim. Bulunduğum yerden bambaşka bir yerde, bambaşka insanlarla, bambaşka bir ben hayali...Hep daha iyi, daha başarılı, daha güzel, daha mutlu bir ben. İşte kitaptaki ablamız da hayatından öylesine bıkmış ki, paralel evrenlerdeki muhtemel hayatlarını ziyarete gidip içine en sineni bulmaya çalışıyor. Daha fazla spoiler vermek istiyorum, eğer talep etmiyorsanız buradan fazlasını okumayınız, yok bir özet geç derseniz devam edin.
Hanımefendi cidden boktan gibi görünen bir hayatta her şeyin ters gittiği, muhtemelen satürn merkür plüto mars retrolu günlerden geçerken, eh yeter be diyip intihara kalkışıyor. ve kızımızın öylece ölmesini istemeyen beyni onu bir kütüphaneye yolluyor ve diyor ki bak yavrum bunlar senin olası diğer senaryoların, yani hayattaki kararlarında yaptığın değişikliklerle yepyeni hayatların olacaktı ya, hah işte onların hepsi birer yeni kitap, seç ,beğen, al, oku hatta çok istersen orada yaşa.
kızımız da hayatta içinde kalan her şeyi tek tek deniyor, bir hayatında çocukken yüzmeyi bırakmamış oluyor ve şampiyon oluyor, birinde evli mutlu çocuklu oluyor, birinde kutup ayılarıyla takılıyor, birinde annesini kaybediyor, birinde rockstar oluyor...
böyle böyle gidip aniden o hayata uyumlanmaya çalışınca da zorluk çekiyor, hemen kütüphaneye dönüp başka kitapla yolculuğa devam ediyor. sonra bir anda kütüphane yıkılmaya başlıyor ve kütüphaneci kadın ona tek bir kitap kurtarabileceğini ama onun henüz yazılmadığını söylüyor.
Kızımız kendi kaçtığı hayatın aslında elindeki tek gerçeklik olduğunu fark edince de yaşamak istediğine karar veriyor. Minnoş ve hızlı okunan bir kişisel gelişim romanı gibi. Ben sevdim. 8/10
Yorumlar
Yorum Gönder